MESUDİYEDEN İSTANBULA UZANAN BİR HAYAT!
Haber Kategorisi: Mesudiye -- Haber Sahibi:
MESUDİYEDEN İSTANBULA UZANAN BİR HAYAT!

 

Yunus Arıkan Ordu’nun yetiştirdiği yazarlardan biri sadece. Bu zamana kadar 10 kitabı bulunan yazarın 11. kitabı ise yolda. Mesudiye’de ortaokul olmadığı için okuyamayan Yunus Arıkan İstanbul’a kaçarak çeşitli işlerde çalıştı. İnşaat işçisi iken gittiği daktilo kursu sonrası bir dernekte masa başı işi buldu. Çalıştığı işte azmi ile dikkat çeken Arıkan’ın elinden ilk olarak işverenleri tuttu. Bu sırada tanıştığı İstanbullu bir kıza söylediği yalanlar yüzünden okula başlayarak liseyi bitirdi. Ardından üniversite sınavına giren Arıkan’a sınavda yardımcı olan bir öğrenci sayesinde sınavı kazandı. Üniversiteyi okulundaki kızların yardımı ile bitirdi. Üniversite sınavında yabancı dilden aldığı yardım sayesinde Fransız Dili’nde okuyan Arıkan Coğrafya konusunda yüksek lisansını tamamladı. 11. kitabının hazırlığı devam eden Arıkan bu arada İstanbullu kızla da evlenerek iki erkek çocuk sahibi oldu. Şimdilerde “kendi hayat hikayemi salonda bir kişi olsa bile anlatacağım” diyor Yunus Arıkan!
 
Hayatta elinden insanların tuttuğunu söyleyen Arıkan “Gençler benim için önemli, benim bu ülkeye borcum var, gençlere hayatı anlatmalıyım, bu memleketin gençlerine borcum var, ben borcumu ödemeye geldim.  Yaşamın özeti keşke ve iyi kilerin farkıdır” diye sözlerine ekliyor.Mesudiyeli yazar Yunus Arıkan ilginç hayat hikayesini gazetemize anlattı. Gençlerin elinden tutmak istediğini söyleyen Arıkan şunları kaydetti: “Mesudiye’de ortaokul olmaması nedeniyle okuyamadım. 4 kardeşin en küçüğüydüm. Ordu’dan İstanbul’a kaçarak gittim. Ama anneme de hem çalışıp hem okuyacağım diye söz verdim kaçarken. Mesudiye’den 17 yaşında kaçtım İstanbul’a. İki odalı bir evde duran ağabeyimin yanına sığındım. İstanbul’a gittim ağabeyimin yanına sığındım. Burada çok kalamadım. İstanbul’da boya sandığı aldım. Burada yapmadığım iş kalmadı. İnşaat işçisi olarak çalışmaya başladım, amelelik yaptım. Ayakkabı boyacılığı yaptım, gazete sattım.
 
 -BANA SAHİP ÇIKILDI BEN DE GENÇLERE SAHİP ÇIKMAK İSTİYORUM-
 
Doğru dürüst Türkçe konuşmayı bilmeyen cahil bir çocuktum. Ama arayış içindeydim. Çeşitli kurslara katılmak istiyordum ama yöntem bilmiyordum. Daktilo kursuna katıldım. En arkalarda oturuyordum. Daktilo öğreten hoca bana bir gün dedi ki sen “neden en arkada oturuyorsun, öne gel” diyerek kızdı. Bende “özel konuşabilir miyiz” dedim. Saçımın dibini gösterdim. Çalışıyoruz su yok temizlenemiyoruz, saçlarımın dibi toz, toprak içersinde. Üstüm başım düzgün değil, ayakkabılarım perme perişan. Hoca o günden sonra bana hiçbir şey demedi. Bu kursu bitirdikten sonra çeşitli işyerleriyle görüşmeler yapıldı. Eleman arıyorlarmış. Vapur Donatanları Derneği’nde çalışmaya başladım. Bana bir masa verdiler, telefon verdiler. Lan Yunus diye bahsederken Bey Yunus oldum. Amirlerim bana sahip çıktı. Beni çok geliştirdiler. Belki de benim hak etmediğim şekilde onlar beni sahiplendi. Bana sahip çıkıldı ben de gençlere sahip çıkmak istiyorum. Benim bu memleketin çocuklarına borcum var. Çok zeki ve çok çalışkandım. Bu memleketin gençlerinin çok çalışkan, dürüst oldukları için bilgilendirmeleri gerekir. Hayatı anlatmak istiyorum onlara. Hayata karşı hazırlıklı olmalarını anlatmak istiyorum.
 
-SÖYLEDİĞİ YALAN NEDENİYLE LİSE OKUMAYA BAŞLADI-
 
İstanbullu bir kız tanıdım ne kadar palavra varsa hepsini attım. Bu yalanların içersinde okuyorum yalanı da vardı. Bu yalan beni çok etkilemişti. Bu yalanımı yiyemedim ve okumaya karar verdim, anneme de evden ayrılırken söz vermiştim. Beyoğlu Akşam Sanat Lisesi’ne yazıldım. Şişli Terakkiperver Lisesi’nde girdiğim üniversite sınavı hayatımı değiştirdi. Sınav esnasında üç sıra öndeki genç bana döndü ve dedi ki: “Yabancı dil sorularını yaptın mı?” Ben de yapmadığımı söyledim. Sonra bana 28 sorunun cevabını da söyledi. “Sadece 29. sorudan emin değilim onu yapma” dedi. Ben de hepsini yaptım dediği şekilde. Bunların hepsi doğru Avusturya’da okudum liseyi dedi. Marmara Üniversitesi Fransız Dili Edebiyatı Bölümü’nü kazandım tek kelime Fransızca bilmeden. O zaman ki adıyla Kadıköy Yabancı Diller Yüksekokulu. Bir kapı aralanmıştı önüme ya hiçbir şey bilmeden buraya girecektim ya da o kapı yüzüme kapanacaktı. Okulda öğrenci temsilcisi seçildim. Oradaki kızları topladım. “Bakın kızlar ben buraya tesadüfen geldim, ama tesadüfen okumayacağım bana sahip çıkın” dedim. İlk sene iki dersten zayıf notum vardı. Sonraki seneler gayet başarılı bir şekilde okudum. O kızların sayesinde okulu bitirdim beni ders çalıştırdılar. Sonrasında girdiğim sınav sonrasında Ankara Filoloji’yi bitiren 9 kişiden biri oldum. Yüksek Lisansımı Coğrafya konusunda yaptım. Benimle beraber sınava giren 10 kişiden bir kişi kazandı o bendim.” 
 
-BENİM ÜLKEMDE UMUTSUZLUK OLMAMALI-
 
Bu zamana kadar 10 kitabı bulunan Yunus Arıkan sözlerini şöyle sürdürdü: “11. kitabım bu ay çıkacak. Kitaplarımda yazdığım hikayeler gerçek kişilerin hikayesi. Asla umutsuzlukla bir kitabım bitmez. Benim  ülkemde umutsuzluğu ve karamsarlığı başta umutsuzluğu çok işliyorlar, ben bunu işlemek istemiyorum. Dün Türkçeyi dahi konuşamayan yontulmamış bir kütük olan bir çocuk bugün hayatı 40 yıl sonra anlatıyor. Gençlere hayatın görünmeyen yüzünü anlatmaya çalışıyorum. İstanbullu kızla evlendim. 32 yıldır evliyiz. Yaşamın özeti keşke ve iyi kilerin farkıdır. Benim bu ülkemin insanına borcum var. Türkiye’nin en zengin adamı benim. 16 ülke dolaştım konferans vermek için. Kendime sözüm var, bir kişi de olsa onlara anlatacaklarım var.”
 
Kaynak: www.orduyorum.com Ordu Yorum / Ş. Feza GEZERER
 
Bu habere henüz yorum yapılmamış
Bu habere yorum yap
Ad - Soyad E-Posta Web Site Yorumunuz
 
 

Bu Portal Bir eyalcin.com Ürünüdür.

Site İçeriğinin Bir Kısmı veya Tamamının Kopyalanması Yasal İşlem Sebebidir.Tüm Hakları Saklıdır. Kullanıcı Yorumlarından Site Yönetimi Değil, Yorum Yapan Gerçek Kişiler Sorumludur. Her Kullanıcının IP Adresi Yasal Zorunluluk Nedeni İle Kayıt Altına Alınmaktadır.

Açılış Sayfan Yap - Sitene Ekle - Favorilerine Ekle - Künye - Bülten - Sponsorlar - Reklam - Sağlayıcı - Site Kuralları - Ulaşım - İletişim