Topçam Beldesi > DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ
Haber Kategorisi: Beldeler -- Haber Sahibi:
Topçam Beldesi > DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ

 

                                                                                                                                                                                                                                                                   

Eski adı Gebeme olarak bilinmektedir.Yaklaşık 125 yıl kadar önce bucak merkezi olmuştur. 1976 yılında belediye olmuştur. Merkez, İnalan, Ortaalan, Köşe ve Akkırık olmak üzere 5 mahalleden oluşmuştur. 
Bucak merkezinin kuruluşunun 350-400 yıl öncesine dayandığı söylenmektedir. O yıllarda Tokat ili Ziidi bucağından bir ailenin yaz mevsimini Karagöl yaylalarında geçirdikten sonra dönerken kışa tutulmaları sonucu Topçam’ın bugünkü yerine yerleştikleri söylenmektedir.


Bu aileye Karayakalar  denildiği belirtilmektedir. Topaloğulları, Boduroğulları ve  Kansızoğulları’nın bu sülaleden çoğaldıkları da söylenmektedir. Ayrıca Köleoğulları’nın Trabzon’dan,  Hasekioğulları’nın  Yeşilce’den, İmamgil’lerin Dursunlu’dan, Bozalioğulları’nın Ortaalan’dan, Kurukafaoğulları’nın ve İmamoğulları’nın da Yeveli’den gelerek buraya 
yerleşmeleri sonucu Topçam’ın nüfusu kalabalıklaşmıştır.

 

 

 

1642 yılında GEBEME KÖYÜ’nde 9 hane kayıtlı bulunmaktadır. Bunlardan 2 tanesi Cebeci, 2 tanesi Tımar sahibi ve 1 tanesi Sipahidir. Ali oğlu Nuh bu köyde ziraat yapmakta olup Hatunviran’da ikamet etmektedir.


19.yüzyıl başlarında GEBEME KÖYÜ’nde ikamet eden sülaleler:

 
1-Hatip Hüseyin Efendi 1831 yılında köyün imamı.


2-Köleoğlu Ali Köy Muhtarı.


3-Bediroğlu


4-Çolakoğlu


5-Kansızoğlu


6-Hasekioğlu


7-İmamoğlu


8-Turalioğlu


9-Kurukafaoğlu


10-Keçeoğlu


 TOPÇAM SAHA ARAŞTIRMASI

Uzun süredir üzerinde çalıştığım Mesudiye ve köyleri hakkında pekçok belgeler elde ettim. Fakat bu belgelerdeki bilgiler hala mevcut muydu? Bu elde edilen bilgilere Mesudiye ve köylerinde yaşayan insanlar sahip miydi? 

İşte bu soruların en iyi cevabı “Saha Araştırması”neticesinde elde edilebilirdi.
Bir bölge hakkında yapılan çalışmalar mutlaka obölgede sahayı gezerek ve orada yaşayan insanlarlabire bir konuşarak desteklenmelidir. Tarih Bilimi ile uğraşanlar elde ettikleri belgeleri mutlaka günümüzeyorumlarlar. Eğer araştırma yapılan bölge; zemindebire bir gezilerek araştırma yapılmazsa belgelerdekibilgiler bazen yavan kalabilir, hatta yanlış yorumlamalar da olabilir.FONT size=5>Mesela 15. y.y. da yapılan Mesudiye toprak tahriri Türk Tarih Kurumu’nda yayınlandı. Çok güzel bir hizmet oldu. Bu hizmettendolayı bu projeyi yöneten değerli hemşehrimiz ve ağabeyimiz Prof. Dr. Bahaeddin YEDİYILDIZ’a müteşekkiriz. Bu yayında benim de mensubu olduğumParçı Köyü’nde (ÜÇYOL BELDESİ) dört mezreagörülmektedir. Bunlardan ikisi yanlış okunmuş ikisi deartık kullanılmayarak unutulmuş. Şu an köylülerimin Eğrek dedikleri belgede de Ereklü yazılmış olan mezrea Eriklü olarak transkiribe edilmiştir. Eğer saha araştırması yapılsaydı bu yanlışa düşülmezdi. Bu çok büyük birproje olduğu için bunu yapmanın mümkün olamayacağını biliyoruz. Bu hususu örnek olsun diye zikrettik.
Elde ettiğim yüzlerce belgenin binlerce belgeye ulaşmasını teşvik eden, hatta bu uğurda hiç olmayan zamanını da ayırarak Başbakanlık Osmanlı Arşivi’nde Başbakanlık’a yaptığı araştırma müracaatı ile resmi araştırıcı sıfatını kazanmış  olan değerli ağabeyim ve araştırma ortağım Dt. Hüseyin ERDOĞAN Beyefendi’nin hummalı çalışmaları ve her türlü desteğiyle Mesudiye topraklarında yıllık iznimi saha araştırmasına ayırdım.

Ordu İlinin en büyük yüzölçümüne sahip kazası olan Mesudiye’de saha araştırmasını on beş günlük kısa bir zamanda yapmanın mümkün olamayacağını daha ilk günde Mesudiye’de bizi yalnız bırakmayan ve her türlü desteği veren değerli kardeşim Ahmet COŞKUN’la gidilecek köylerin uzaklıkları ve oralarda kimlerle konuşulması gerektiği hususundaki sohbette anladım. Ve bu araştırmanın üçe bölünmesine karar verdim. ÜÇYOL, YEŞİLCE ve TOPÇAM olarak üçe böldüğüm coğrafyanın en uzak bölümü olan TOPÇAM bölgesini taramanın uygun olacağını çünkü bu bölgenin insanının Temmuz’un sonuna kadar iş yönünden müsait olduklarına dair sohbetteki hemşehrilerimiz görüş bildirdi. Biz de istişareye uyduk.


Topçam bölgesinde şu köyler bulunmaktadır:


1-Topçam Merkez (Gebeme) Topçam Beldesi merkezi.


2-İnalan Mahallesi.


3-Ortaalan Mahallesi.


4-Akkırık Mahallesi.


5-Köşe Mahallesi.


6-Şıhdere Mezreası (Köşe’ye bağlı)


7-Dursunlu  Köyü (Fiyez).


8-Güzelce Köyü (Gergeçi)


9-Şüvey Mahallesi (Güzelce’ye bağlı).


10-Aşıklı Köyü.


11-Pınarlı Köyü (Karıca ve Mahmat).


12-Darıcabaşı.

TOPÇAM BELDESİ

İlk günümüzü planlama yaparak geçirdikten sonra ikinci gün Topçam Beldesi’nin yolunu mahdumumuz Selim ile tuttuk. Topçam Barajı sahasına gelince hummalı bir çalışma olduğunu müşahede ettik. Aşıklı’dan geçerken selam verdiğimiz bir amca ile sohbete koyulduk. Hoş beşten sonra amcanın bizi baraj çalışanı zannettiğinianladım. Amcaya baraj hakkında sorular sorarken “Bananiye soruyorsun efendi sen orada çalışmıyor musun?”
dedi. Ben de kendimi tanıtmak zorunda kaldım. Hemen eve buyur etti. Zamanımız olmadığını söyledikten sonra bir ayranını içip baraj hakkında bilgiler aldım.


Barajda 24 saat 3 vardiya çalışılıyor. Ne yazık ki çalışanların ancak 1/100 i Mesudiyeli imiş. Ve barajın ihtiyaçları Gölköy’den temin ediliyormuş. Bu arada Ordu Dereyolu’nda da çalışmalar devam ediyormuş. Buraları gidip yerinde göreceğiz.


Araştırmamızın ilk durağı olan Topçam’a geldik. Topçam’ın hemen girişinde Melet Çayı sakin sakin  akmaktaydı. Durup biraz seyrettik. Tatile gelen insanlar dere boyu balık tutmaya çalışıyorlardı. Çok fazla olduklarını görünce yoldan geçen birine “Bu avlananların hepsi buralı mı?” diye sordum. Bu çevrenin insanları olduklarını öğrendim. Yeşilin her tonunun olduğu bu topraklar, bölge insanının hala tatil tercihidir. Bunda da ne kadar haklı oldukları apaçık ortada. 


İlk durağımız eşimin dede evi oldu. Biraz dinlenip teyze ve kızları ile sohbetten sonra. Topçam  Belediyesi’nde memure olan Hülya BODUR’dan Topçam’ın bugünü hakkında bilgiler aldım. Hülya Hanım en iyi bilgiyi Belediye binasının altında bulunan kahvedeki yaşlı insanlardan alacağımızı ifade etti. Biz de zaman
geçirmeden bu kahvehaneye gittik. Gündüz olmasına rağmen hemen hemen  doluydu. Oyun oynayıp sohbet ediyorlardı. Genelde 50 yaşın üzeri insanlardı. Giyim ve kuşamlarından ve hatta konuşmalarından burada devamlı oturmadıkları kesindi. Selam vererek bir masaya oturduk. Oturduğumuz masada üç amca sohbet ediyordu. Biz de sohbete katıldık.
Buinsanlar emekli imiş. Ankara’da otuyorlarmış. Yazları gelip hem tatil yapıyorlar hem de (Allah verirse çünkü bu sene yemeye bile yok.) fındıklarının bakımını yapıp topluyorlarmış. Bu sene kırağı yaktı yemeye bile fındık yok dediler. Topçam’ın tarihi hakkında sorular sormaya başlayınca önce konuşmak istemediler. Kendimi tanıttıktan sonra “Enişte seni defineci zannettik kusura bakma.” dediler ve gülüştük. Çaylar bittikçe tazeleniyordu. Ben kendilerine Gebeme’nin belgelerdeki tarihçesini aktardım. Pür kulak dinlediler. Bu konulara meraklı olan emekli bir öğretmenin varlığını söylediler. Nasıl ulaşabileceğimi sorunca “Merak etme biraz sonra oyun oynamaya gelir.” cevabını alınca rahatladım. Çünkü bu insanlardan alacağım bir şey yoktu. Çocuk yaşta köyden ayrılmışlar, emekli olunca vakit geçirmek için buradalar. Bana verecekleri bir şeyleri de yok. Ama geçmişlerini çok merak ettiklerini sordukları sorulardan anlamamak mümkün değil. İçlerinden biri telefonla bir görüşme yaptı. Aradan beş dakika sonra masamıza yeni biri geldi. Bize hoş geldiniz dedikten sonra akraba olduğumuzu eşimin amca kızı ile evli olduğunu anlattı. Ben daha da rahatladım. Çünkü bu bölgeyi en iyi bilen kişinin bu şahıs olduğunda köylüler mutabıktılar. Bu kişi emekli öğretmen Hasrettin BİRLİKBAŞ’tı. Mesudiye’nin köylerinde epey yıllar ilkokul öğretmenliği yaptıktan sonra Ankara’da emekli olmuş yazları da burada bahçeleriyle uğraşıyor. Tarih ve bu yörenin tarihi ile ilgili olduğunu hocamızın ağzından öğrendim. Mesudiye Tarihi isimli eserin müellifi Mithat BAŞ Beyefendinin bu eseri hazırlarken köy okullarındaki öğretmenlerden yararlandığını, bunlardan birisinin de kendisi olduğunu ifade etti. 1980’li yılların başında Güzelce Köyü İlkokulu’nda öğretmen iken bu kitaptaki bilgilere kendisinin de katkı koyduğunu  anlattı. Bu bölge ile ilgili saha araştırması yapacağımızı kendilerine beyan ettiğimizde, Topçam ile ilgili kendisinin bu çalışmayı yaptığını ve yazıya döktüğünü öğrendik.

Hasrettin BİRLİKBAŞ’ın İznullah METE ile ortak hazırladığı “Topçam Gebeme Tarihçesi” isimli eserde kuruluş hikayesi şöyledir: Tokat ili Erba İlzesi Ziidi Bucağı’ndan üç kardeşten kurulu bir aile yaz mevsiminde Karagöl Yaylası’nda hayvanlarını otlatmakta iken, sonbahar mevsimi içerisinde memleketlerine dönerken aniden kışa tutulmuşlardır. Topçam’a 5 km. uzaklıkta bulunan Taztepe mevkiinden geçerlerken (Şu anda Topçam Bucağı’nın kurulmuş olduğu yerde) kış içerisinde yeşil bir alan görürler. Üç kardeşten birisi kışı bu yeşil alanda geçirebileceklerini düşünerek yerleşmeyi teklif ederler. Diğer iki kardeşin olumsuz cevaplarına rağmen buraya yerleşir. Bu üç kardeşlerin sülalesine Karayaka denildiği bilinmektedir. Topçam Beldesi’nin olduğu yere yerleşen ve ismi bilinmeyen şahıs, barınmak üzere hayvanlarına ve kendilerine ilkel bir dam yapar.


Zamanla bulunduğu yeri severek burada devamlı kalır. Daha sonra üç oğlu meydana gelir. Bunlardan topal olan oğlu ve ailesine Topalgiller, kısa ve tombul olanına Bodurgiller, cılız ve cansız olanına Kansızgiller isimleriyle anılırlar.” Gebeme ismi ile alakalı olarak da şunları söylenmektedir: “Küçük ve oval bir tepe üzerinde bulunuşu, karşıdan bakıldığında gebe kadının karnına benzetilerek buna izafeten gebe yer anlamına gelen Gebeme adını almıştır.”

Yukarıdaki bilgiler mitolojiktir. Çünkü Boduroğulları’nın Gebeme’ye gelişlerini 18. yüzyılın sonu olarak düşünmekteyiz. Oysa 1455 tarihli Başbakanlık Osmanlı Arşivi’nde 13 numara ile kayıtlı Tapu Tahrir Defteri’nde Gebeme Mezre’ası kaydı
bulunmaktadır.

Bu saha araştırmamızda daha çok demografi (nüfus) ve sahada bulunan tarihi kalıntılar, yer isimleri, sona ermiş yerleşim birimleri, mitolojik ve folklorik bulgular v.s. üzerinde durduk. Gebeme yakınlarında bulunan Taztepe, Şaphane, Çağman ve Yeniköy’de artık yerleşim yoktur. Muzadere ise yazları kullanılan yayla konumundadır. Topçam’ın en ilginç yerleri şunlardır: Eriçok Tepesi 2298 metre yüksekliğindedir. Bu tepe üzerinde tarihi duvarlar ve evliya olarak bilinen mezarlar vardır. 
Hatta dikkati çekecek şekilde aynı tepenin Uzunkızlar mevkiinde 2,5-3 metre uzunluğunda iki mezar kalıntısı bulunmaktadır. Bu mezarların öyküsünü Hasrettin Birlikbaş şöyle anlattı: “Bu bölgede su getirmeye giden iki Müslüman Türk kızını farkeden düşman ordusu kızları yakalamak için kovalamaya başlamışlar. Bunlar da “ Ya Rabbi düşmana yakalanmaktansa , yer yarılsında yere girelim.” Diye dua etmişler. Bu duaları kabul olmuş. İşti bu kızların mezarlarından dolayı buraya Uzunkızlar deniliyor. Buraya çıkan insanlar bu mezarları ziyaret ediyorlar.

Eriçok Tepesi’nden bakınca Ordu ili deniz ve iskele görünmektedir. Sofukırığı ve Çamurluk denilen mevkilerde geçmiş zamanlarda işletilmiş olan kireç kuyuları mevcuttur. Ayrıca Trabzon’a kadar gittiği söylenen İpekyolu gibi bir yol olduğunu söyleyen ihtiyarlar, bu yola ait iki vadiyi birleştiren bir de asma köprüsü olduğunu beyan ettiler. Bu köprünün
horasandan yapılmış ayak duvarlarının hala durduğunu söylediler. Bu bölgeyi iyice orman kapladığı için gidip göremedik.

Topçam bölgesinde ÇELİBELEN  diye isimlendirilen bölgenin hikayesini İznullah METE şöyle anlatmaktadır:”Aslen Gölköy İlçesi Damarlı Beldesi’nden Karagöl Yaylası’nda yaylaları bulunan Çelenkoğulları’ndan o zamanın ağası, başka bir
rivayete göre çetesi, her tarafı haraca bağlayan güçlü bir şahıs varmış. Her yıl güzün, Kotanı, Darıcabışı, Mahmat, Akkırık ve Enalan köylerine adamlarıyla gelerek köylülerin hayvan ve tarım ürünlerini köylüden zorla alarak gidermiş.

Canı yanan halk Enalan Köyü’nde bir komplo kurarlar. Ağayı vurmaya karar verilir. Parolalaı;-gargaşa-gargaşa Çeloğlu geliyor vur taşa- Enalan Köyü’nden Karahasanoğlu sonradan Çeliben isimini alanyerde pusu kurarak “Ben bu adamı öldüreceğim.” Der. Ağa adamlarıyla malı-mülkü toplayıp giderken köylü Enalan’dan bağırarak parolayı Karahasanoğlu’na ulaştırırlar. Tek mermi atan çakmaklı bir tabancayla Karahasanoğlu atın üstündeki ağaya ateş eder ağayı vurur. Bu olaydan sonra bu yerin adına ÇELİBELEN denmiştir. Ağanın mezarı bu tepenin üzerindedir.

Topçam’da hala mevcut olan sülaleler şunlardır:

1-Boduroğulları        (Bodur-Boduroğlu-Tarı) Erbaa İlçesi Ziidi Köyü’nden geldikleri bilinmektedir.


2-Topaloğulları (Atıcı-Coşkun-Bulduk-Özenç) Erbaa İlçesi Ziidi Köyü’nden geldikleri bilinmektedir.


3-Kansızoğulları (Fotgil) (Aydemir) Erbaa İlçesi Ziidi Köyü’nden geldikleri bilinmektedir.


4-Köleoğulları (Birlikbaş-Köleoğlu-Kölemenoğlu) Trabzon’dan Aşıklı Köyü’ne oradan Fiyez Köyü’ne oradan da Topçam’a gelmişlerdir.


5-Kadıoğulları (İmamgil), (Altunöz-Kadıoğlu) Fiyez Köyü’nden gelmişlerdir.


6-Karahasanoğulları (Mete) Enalan’dan gelmişlerdir.


7-Cüveloğulları (Tekin-Akyürek) Bunların Yeveli’den geldikleri bilinmektedir.


8-İmamoğulları (Özdemir) Yeveli’den gelmişlerdir.


9-Bozalioğulları (Bozyurt-Yılmaz-Uykun) Bu sülalenin Ortaalan’dan geldikleri bilinmektedir.


10-Kurukafaoğulları (Aydoğan) Bu sülale Hatunviran’ın (Bayırköy) gölüğele mezreasından gelmişlerdi.


11-Hasekioğulları (Karabulut) Yavadı’dan (Yeşilce Beldesi) geldikleri bilinmektedir.


12-Süleymanbaşoğulları (Cıbırgil) (Gökay) Yeşilce Beldesi’nin Beri (Yeşilyurt) mahallesinden gelmedirler. Kansızoğullarıyla evlilikten dolayı şu an Kansızoğulları diye bilinmektedirler.


13-Hatipoğulları (Öztürk) Ulubey İlçesi’nin Kardeşler Köyü’nden gelmişlerdir.


14-Veziroğulları (Özsoy) Mahmat Köyü’nden gelmişlerdir.

Kaynak:Topçam Beldesi Resmi İnternet Sitesi.

Bu habere henüz yorum yapılmamış
Bu habere yorum yap
Ad - Soyad E-Posta Web Site Yorumunuz
 
 

Bu Portal Bir eyalcin.com Ürünüdür.

Site İçeriğinin Bir Kısmı veya Tamamının Kopyalanması Yasal İşlem Sebebidir.Tüm Hakları Saklıdır. Kullanıcı Yorumlarından Site Yönetimi Değil, Yorum Yapan Gerçek Kişiler Sorumludur. Her Kullanıcının IP Adresi Yasal Zorunluluk Nedeni İle Kayıt Altına Alınmaktadır.

Açılış Sayfan Yap - Sitene Ekle - Favorilerine Ekle - Künye - Bülten - Sponsorlar - Reklam - Sağlayıcı - Site Kuralları - Ulaşım - İletişim